Mustafa, köyde çok sevilen insanlardandı. Zengin sayılmazdı. Fakat Mevlâ ona öyle bir gönül zenginliği vermişti ki köye gelen bütün yabancıları misafir etmek, ağırlamak için pervane olurdu. Bazen de köylüler gelen yolcuları onun evine gönderirlerdi. Mustafa'nın teklifi Padişah'a makul geldi. Dar vakitti ve yola devam etmek uygun düşmezdi. Mustafa iki misafiriyle birlikte evine geldi. Misafirlerini bir odaya buyur etti. Atlarını ahıra çekti. Önlerini yiyecekle doldurdu. Misafirlerine ikramda kusur etmemeye çalıştı. Padişah da Vezir de hallerinden memnundu. Bir ara ev sahibi dışarı çıktığında Padişah. Vezire:

- Böyle misafirperver insanlar olduğu müddetçe, bu memlekette hiç kimse aç ve açık kalmaz... dedi. Yatsı Namazını cemaatle camide kılıp eve döndüler. Yataklarını hazır buldular. Onların yorgun olduklarını bilen Mustafa. "Hayırlı geceler" diyerek yanlarından ayrıldı. Kısa bir süre sonra misafirler uykuya daldılar. Vezir. Sabah Namazı vaktinde uyandı. Tüm yorgunluğunun geçmiş olduğuna sevindi. Neşeli bir şekilde Padişah'ın yatağına döndü. Daha önce uyanan Padişah, yatağının ortasına oturmuş, derin düşüncelere dalmış, sakalını çekiştiriyordu. Huzursuz olduğu her halinden belli oluyordu.
Vezir. Padişah'ın yanına yaklaştı:
- Hünkârım, sizi rahatsız eden bir şey mi oldu? diye sordu.

Padişah:
- Hayır Vezir, beni rahatsız eden bir şey olmadı. Gördüğüm rüyanın tesirinde kaldım.

- Anlatırsanız, rahatlarsınız Sultanım.

Stok Kodu
9786059747080
Boyut
13.50x19.50
Sayfa Sayısı
103
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2017-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat