25 Temmuz 1826 gecesi bir gölge, tedirgin adımlarla Unkapanı kıyısında volta atıyordu. Beklediği, kendisini almaya gelecek olan sandalcıydı. Aslında şu koca dünyada artık başka beklediği bir şey de kalmamıştı ya. Nemden yapış yapış olmuş mintanının yakasını boğulurcasına açtı.

Yeniçeri Ahmet Ağa, hava sıcak olmasına karşın titriyordu. Titremesinin nedeni korku, öfke, kırgınlık, umutsuzluk, şaşkınlık ve meraktandı. Bir şeyler görebilmek umuduyla bakışlarını Haliç tarafına doğru çevirmişti. Görmeyi hiç ummasa da eskiden Çardak Kahvesi'nin bulunduğu yeri gözleriyle taradı. Tek tük solgun birkaç ışığın dışında her yer ölüm sessizliğine bürünmüştü. Gözüne tanıdık gelen, yüreğinde hiç olmazsa küçücük bir umut ışığı yakacak hiçbir şey göremedi. Çardak kahvesi artık yoktu. Bir an sanki kulağına top sesleri, kılıç şakırtıları, haykırışlar, inlemeler gelir gibi oldu. Burnunun direği sızladı.

Stok Kodu
9786054262458
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
666
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2015-07
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat